Markanın Devri, Rehni ve Haczi

Marka yalnız bir işaret değil, devredilebilir bir malvarlığı değeridir. Satılabilir, mirasla geçebilir, rehnedilebilir, teminat gösterilebilir ve haczedilebilir. Kanun bunların hepsini tek maddede sayar ve her birine bir şekil şartı bağlar. Şekle uyulmaması işlemi geçersiz kılabilir, sicile kaydedilmemesi ise hakkı üçüncü kişilere karşı işlemez hâle getirir.

Önce kısa cevap

m.148/1: sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir, haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir.

Bu işlemler yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği ise ancak noter onayı ile mümkündür (m.148/4).

Sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m.148/5).

Hangi işlemler yapılabilir

m.148/1 listeyi sayar: devir, miras yoluyla intikal, lisans, rehin, teminat gösterme, haciz ve diğer hukuki işlemler.

Aynı fıkra bir istisna da koyar: coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez. Yani markada serbest olan, coğrafi işarette yasaktır.

m.148/2 pratikte önemli bir serbestlik tanır: bu işlemler işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir. Markayı devretmek için işletmeyi devretmek gerekmez.

Şekil şartı: en sık yapılan hata

m.148/4 iki ayrı kural içerir ve karıştırılmamalıdır:

  • Hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Bu, rehin, teminat ve lisans dâhil hepsi için geçerlidir.
  • Devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. Devirde yazılı olmak yetmez.

Noter onayı bir ispat kolaylığı değil, geçerlilik şartıdır. Adi yazılı devir sözleşmesi bu ölçüte göre geçerli olmaz.

Sicile kayıt: hakkı üçüncü kişilere karşı ayakta tutan şey

m.148/5: hukuki işlemler, taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikte belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

Aynı fıkranın son cümlesi sonucu belirler: sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Pratik karşılığı: markayı satın aldınız, sözleşme noterden geçti, ama sicile işlemediniz. Devreden kişi markayı bir başkasına daha devreder ve o kişi durumu bilmiyorsa, hakkınızı ona karşı ileri süremezsiniz. Devir işleminin son adımı sicildir.

Markanın haczi

Markanın haczedilebileceği m.148/1’de açıkça yazılıdır. Buna karşılık haczin nasıl yapılacağı bu kanunda düzenlenmemiştir; haciz işlemi icra hukukunun kendi usulüne göre yürür ve icra dairesi eliyle yapılır.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun bu konudaki katkısı üç noktadadır:

  • Hakkın haczedilebilir olduğunu ve teminat gösterilebileceğini belirlemek (m.148/1).
  • Haczin işletmeden bağımsız olarak konulabilmesini mümkün kılmak (m.148/2).
  • İşlemin sicile kaydedilmesini ve Bültende yayımlanmasını düzenlemek (m.148/5).

Alacaklı bakımından sonuç şudur: borçlunun tescilli markası, taşınır ve taşınmaz malları gibi bir değerdir ve icra takibinde göz ardı edilmemelidir. Haczin sicile işlenmesi, markanın üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde alacaklıyı korur.

Marka birden çok kişiye aitse

Paylı hâlde iki kural devreye girer.

Önalım hakkı (m.148/3). Sahiplerden biri kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir. Hak, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Taraflar anlaşamazsa önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.

İki ayrıntı: önalım hakkı sahibi, payın devrine karar verilmeden önce satış bedelini mahkemenin belirlediği süre içinde ve belirlediği yere nakden yatırmakla yükümlüdür. Ve cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.

Ortak temsilci (m.147). Hak birden çok kişiye aitse, geri çekme ve vazgeçme talebi hariç, vekil atanmadığı durumlarda Kurum nezdindeki tüm işlemler ortak temsilci olarak atanan hak sahibi tarafından yürütülür. Ortak temsilci atanmamışsa başvuru formundaki ilk hak sahibi ortak temsilci sayılır.

Devir yerine lisans

Markayı elden çıkarmadan kullandırmak istiyorsanız yol lisanstır. m.24/1 marka hakkının, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabileceğini söyler.

m.24/2 ayrımı kurar ve bir varsayım koyar: lisans inhisari veya inhisari olmayan biçimde verilebilir; sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans inhisari değildir.

  • İnhisari olmayan lisansta lisans veren markayı kendi kullanabilir ve üçüncü kişilere başka lisanslar da verebilir.
  • İnhisari lisansta lisans veren başkasına lisans veremez; hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez (m.24/3). Lisans veren, üretilecek malın veya sunulacak hizmetin kalitesini güvence altına alacak önlemleri alır; lisans alan şartlara uymazsa marka sahibi tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir (m.24/4).

Lisans alanın, üçüncü kişilerin tecavüzü hâlinde kendi adına dava açıp açamayacağı ayrı bir konudur ve m.158’e bağlıdır: marka hakkına tecavüz ve açılabilecek davalar.

Özet

  • Marka devredilebilir, rehnedilebilir, teminat gösterilebilir ve haczedilebilir (m.148/1).
  • Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı bu işlemlere konu olamaz (m.148/1).
  • İşlemler işletmeden bağımsız yapılabilir (m.148/2).
  • Hukuki işlemler yazılı; devir sözleşmesi noter onaylı olmak zorundadır (m.148/4).
  • Sicile kaydedilmeyen işlem iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez (m.148/5).
  • Haczin usulü bu kanunda değil, icra hukukundadır; kanun hakkın haczedilebilirliğini ve sicile kaydını düzenler.
  • Paydaşın önalım hakkı üç ay ve iki yılla sınırlıdır; cebri artırmada kullanılamaz (m.148/3).
  • Aksi yazılmamışsa lisans inhisari değildir (m.24/2).

Bu yazıdaki madde numaraları ve süreler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu metnine dayanır: m.24, m.147 ve m.148. Haciz usulüne ilişkin kurallar bu kanunda değil, icra ve iflas mevzuatındadır ve burada ayrıca incelenmemiştir. Kanunun güncel hâli için mevzuat.gov.tr adresine bakabilirsiniz.

İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir olaya uygulanmış hukuki görüş değildir. Sitenin kaynak ve kapsam bilgisi için künye sayfasına bakabilirsiniz.

Son güncelleme: 11 Eylül 2026.

Benzer yazılar