Markanın Hükümsüzlüğü Davası: Hangi Dayanakla Açılır?

Markanız başkası adına tescil edilmişse, tescili geçersiz kılmanın yolu hükümsüzlük davasıdır. Ama dava tek başına açılmaz; bir dayanağa oturtulur. Kanun bu dayanakları tek tek saymıştır ve hangisini seçtiğiniz ispat yükünüzü, karşı tarafın savunmasını ve sonucu doğrudan belirler.

Bu yazı dayanakları anlatır. İptal ile hükümsüzlüğün farkı, kararın etkisi ve hangi yolun seçileceği ayrı yazıdadır: İptal ile hükümsüzlük arasındaki fark.

Önce kısa cevap

m.25/1: mahkeme, m.5 veya m.6’da sayılan hâllerden biri varsa markanın hükümsüzlüğüne karar verir. Başkası sizin markanızı tescil ettirmişse dayanak çoğunlukla m.6‘dır ve m.6’nın dokuz ayrı fıkrası vardır.

Dava, dava tarihinde sicilde marka sahibi görünen kişiye karşı açılır; Kurum taraf gösterilmez (m.25/3).

m.6’nın dokuz dayanağı

Her fıkra ayrı bir olgu grubunu karşılar. Davanızın hangisine oturduğunu baştan belirlemek gerekir.

Fıkra Dayanak Özü
m.6/1 Karıştırılma ihtimali Önceki tarihli marka ile aynılık veya benzerlik, mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer olması; ilişkilendirilme ihtimali de dâhil
m.6/2 Ticari vekil veya temsilci Vekil ya da temsilcinin, izinsiz ve haklı sebep olmaksızın markayı kendi adına tescil ettirmesi
m.6/3 Önceki kullanım Başvurudan önce tescilsiz bir marka veya ticarette kullanılan başka bir işaret için hak elde edilmiş olması
m.6/4 Paris Sözleşmesi tanınmış markası Aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından
m.6/5 Türkiye’de tanınmışlık Haksız yarar, itibara zarar veya ayırt edici karakterin zedelenmesi; farklı mal ve hizmetlerde bile
m.6/6 Başkasının şahsi ve fikri hakları Kişi ismi, ticaret unvanı, fotoğraf, telif hakkı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkı
m.6/7 Ortak veya garanti marka Yenilenmeme nedeniyle koruma bittikten sonraki üç yıl içindeki başvuru
m.6/8 Yenilenmemiş marka Koruma bittikten sonraki iki yıl içindeki başvuru; markanın bu sürede kullanılmış olması şartıyla
m.6/9 Kötüniyet Kötüniyetle yapılan başvurular

En sık karşılaşılan üçü

m.6/3, gerçek hak sahipliği. Markayı tescil ettirmemiş ama fiilen kullanmış olan kişiyi korur. Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka ya da ticarette kullanılan başka bir işaret için hak elde edilmişse, sonraki başvuru reddedilir. Burada ispat yükü kullanım delillerindedir: fatura, katalog, reklam, sözleşme, yazışma.

m.6/2, ticari vekil veya temsilci. Distribütör, acente veya temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirdiği hâllerde işler. Metin iki şart arar: izin olmaması ve haklı bir sebebe dayanmaması.

m.6/6, kişi ismi ve ticaret unvanı. Başkasının kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içeren başvuru, hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Şirket unvanınızın ayırt edici kısmı marka olarak tescil edilmişse dayanak budur.

Kötüniyetin ayrı ağırlığı

m.6/9 kötüniyetli başvuruyu tek başına bir ret ve hükümsüzlük sebebi yapar. Ama asıl ağırlığı başka yerde ortaya çıkar.

m.25/6 bir hak kaybı kuralı koyar: marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl sessiz kalmışsa, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Kuralın istisnası aynı cümlededir: sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli değilse.

Yani kötüniyet ispatlanabiliyorsa beş yıllık sessiz kalma savunması işlemez. Bu, geç fark edilmiş tesciller bakımından davanın kaderini belirleyebilir.

Karşınıza çıkacak savunma: kullanmama def’i

Bu nokta çoğu zaman gözden kaçar ve davayı doğrudan etkiler. m.25/7, m.6/1’e dayanan hükümsüzlük davalarında m.19/2 hükmünün def’i olarak ileri sürülebileceğini söyler. Kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

Aynı fıkra bir ispat yükü daha ekler: hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde davacının markası en az beş yıldır tescilli ise, davacı ayrıca o başvuru veya rüçhan tarihinde m.19/2’deki şartların yerine getirildiğini ispatlar.

Pratik sonucu şudur: m.6/1’e dayanarak dava açacaksanız, kendi markanızın kullanıldığına dair delilleri dava açmadan önce toplamanız gerekir. İki ayrı tarih bakımından kullanım sorulabilir.

Dayanağınız m.5 ise ne değişir

m.25/1 hükümsüzlük hâllerini m.5 veya m.6 olarak sayar. m.5 mutlak ret nedenleridir ve markanın niteliğine bakar; m.6 ise önceki bir hakka dayanır.

m.5’in on iki bendi, kullanımla ayırt edicilik kazanma ve muvafakatname yolu ayrı yazıdadır: marka yaratma, ayırt edicilik ve tescil engelleri.

m.5’e dayanıyorsanız bir sınır vardır: m.25/4 uyarınca marka, m.5/1’in (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı tescil edilmiş olsa bile, kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.

Taraflar, kapsam ve sonuç

Kısa tutuyorum; ayrıntı ve karşılaştırma diğer yazıdadır.

  • Kim isteyebilir: menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları (m.25/2).
  • Kime karşı: dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine. Kurum taraf gösterilmez (m.25/3).
  • Kısmi hükümsüzlük: hükümsüzlük hâlleri bir kısım mal veya hizmete ilişkinse yalnız o kısım bakımından karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez (m.25/5).
  • Sonuç: karar başvuru tarihinden itibaren etkilidir, koruma hiç doğmamış sayılır (m.27/1). Kesinleşmiş kararlar herkese karşı hüküm doğurur (m.27/5) ve mahkeme kararı Kuruma resen gönderir (m.27/6).

Geriye dönük etkinin iki istisnası vardır (m.27/3): karardan önce tecavüz davasında verilmiş kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler etkilenmez. Bu sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet gereği kısmen veya tamamen iadesi istenebilir (m.27/4).

Hangi mahkeme

Görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi o sıfatla bakar (m.156/1). Yetki bakımından hak sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı davalarda davacının yerleşim yeri de yetkili mahkemeler arasındadır (m.156/3).

Adana bakımından: Adana’da fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi bulunmadığından hükümsüzlük davası asliye hukuk mahkemesinde, bu sıfatla görülür. Görev, yetki ve mahkemenin nasıl teyit edileceği: Adana’da marka ve patent davaları.

Özet

  • Hükümsüzlük dayanakları m.5 ve m.6’dır; başkasının tescili söz konusuysa dayanak çoğunlukla m.6’dır (m.25/1).
  • m.6’nın dokuz fıkrası dokuz ayrı olgu grubudur; hangisine dayandığınız ispat yükünü belirler.
  • Tescilsiz kullanım tek başına dayanak olabilir (m.6/3).
  • Kötüniyet ispatlanırsa beş yıllık sessiz kalma savunması işlemez (m.25/6, m.6/9).
  • m.6/1’e dayanan davada kendi markanızın kullanımı sorulabilir; delilleri önceden toplayın (m.25/7).
  • Dava sicilde görünen kişiye açılır, Kurum taraf gösterilmez (m.25/3).
  • Karar başvuru tarihinden itibaren etkilidir ve herkese karşı hüküm doğurur (m.27/1, m.27/5).

Bu yazıdaki madde numaraları ve süreler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu metnine dayanır: m.5, m.6, m.19, m.25, m.27 ve m.156. Kanunun güncel hâli için mevzuat.gov.tr adresine bakabilirsiniz.

İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir olaya uygulanmış hukuki görüş değildir. Süreler ve şartlar olaya göre değişir. Sitenin kaynak ve kapsam bilgisi için künye sayfasına bakabilirsiniz.

Son güncelleme: 11 Eylül 2026.

Similar Posts